tr

SİVİL TOPLUM PROJESİ 3. ÇALIŞTAYINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Türkiye’den birçok üniversiteden akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisi ve üyeleri sivil toplumun yükseköğretim sistemine aktif katılımını sağlamak ve proje kapsamında ön çalışmaları yapılan politika belgesini, strateji belgesini ve yol haritasını tartışmak için Ankara’da toplandı.

Akademisyenler Birliği Derneğinin yürütücüsü olduğu “Sivil Toplumun Yüksek Öğretim Sistemine Aktif Katılımı Projesi”nin üçüncü Çalıştayı Akademisyenler Birliği Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Çalıştaya, Gazi Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, ,Karabük Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesinden akademisyenler ve temsilcilerin yanı sıra proje ortağı Genç Akademisyenler Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği temsilcileri ile birlikte bir çok farklı STK temsilcisi katıldı.

Akademisyenler Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail ŞAHİN, Akademisyenler Birliği Derneğinin yaklaşık 30 yıldır Yükseköğretim sistemi ve akademik yaşamın problemleri ve geleceği üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu proje ile kapsamlı bir çalışma gerçekleştirilerek Yükseköğretim sistemine STK’ların aktif katılımı ile ilgili bir işbirliği modelini ortaya koymayı hedeflediklerini belirtti. Proje kapsamında verilen eğitimlerle STK’ların kurumsal ve örgütsel kapasitelerinin arttırılmasının hedeflendiğini belirten ŞAHİN, “böylece STK’lar Yükseköğretime ve geleceğine daha aktif bir şekilde katılım sağlayacaktır” dedi

Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Tayfun FINDIK tarafından proje sunumu gerçekleştirildi. Projenin amaç ve hedeflerini dile getiren Fındık, etkinlikler sayesinde hangi hedeflere ulaşıldığını da aktardı. Çalışma grubu uzmanlarının sunumlarına, akademisyen ve STK temsilcilerinin ciddi katkıları oldu.

PROF. DR. HALİL TOKCAN YÖKSİM MODELİNİ TANITTI

Tokcan konuşmasında YÖKSİM modelinin altyapısındaki hazırlıklarından bahsetti. İlk çalıştaydan bu güne kadar verilen katkılarla YÖKSİM modelinin çok geliştiğini ve bugün de üzerine koyarak yavaş yavaş başarılı bir sona yaklaşacağız. Üniversitelerin 3 temel rolünün eğitim öğretim, araştırma ve toplumsal katkı olduğunu vurguladı. Tokcan, “ YÖKSİM modelinin en önemli kısmının yönetim olduğunu düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşları nasıl yönetime katılabilir ve yasal mevzuatta bu nasıl olabilir. En kritik noktası budur ve biz de bunun için buradayız. STK’lar bazen yönetimsel konularda söz sahibi olabiliyor ya da bazı durumlarda onlara fikir danışılabiliyor. Ancak bizim amacımız bazen değil her zaman böyle olmasını sağlamak. Yasal mevzuatta bu düşünceler somutlaştırılsın ve resmiyet kazansın. ” dedi.

Proje Koordinatörü Tayfun Fındık şöyle devam etti ; “ Buradaki belgeler, dökümanlar ve sahadan alınan görüşler strateji dökümanı haline getirilip bakanlıkla paylaşılacak, YÖK ile paylaşılacak. Burada yapılması gereken en kritik noktalardan biri politika belgesinin kaliteli bir şekilde oluşturulması. Üniversite senatolarının sivil toplum noktasında bu işin nasıl olacağı nasıl seçileceği hakkında bir yol haritası seçildiği zaman kendi alanlarında uygulanabilir. Esasında varılmaya çalışılan nokta burasıdır.

POLİTİKA BELGESİ BÜTÜN BU KONUŞTUKLARIMIZI HAYATA GEÇİRECEK BİR KIVILCIM

Prof. Dr. Mustafa YILDIZ “ Politika belgesi bu çalışmanın neresinde sorusu önem taşıyor. Model ortaya konuldukça politika belgesinin ikinci adımı oluşturduğu görülmektedir. Sırasıyla MODEL – POLİTİKA BELGESİ – STRATEJİ BELGESİ – YOL HARİTASI şeklinde bir modelimiz mevcut. Model ve Politika Belgesi STK’ların YÖK’e entegrasyonunu sağlamak için için mevzuata adaptasyonu olabilir. Strateji belgesi ve yol haritası da bunun nasıl olması gerektiğini ve nasıl yürütüleceğini gösteren bir plan olacaktır.

Açıklamalarına “ STK’ların yükseöğretime katılımında henüz ortaya çıkmamış sorunları, çıkabilecek sorunları analiz edebilmek için bu belgeyi hazırladık. Hazırlanma süreci şu şekilde ilerliyor. Kapsamın Belirlenmesi – Ulusa ve Uluslararası Literatür – On Birinci Kalkınma Planı incelenmesi (içinde STK’larla ilgili çok önemli vurgular var) – YÖK 2019-2023 Stratejik Planı – AB Karar Alma Süreçlerine Sivil Katılımın ilkeleri incelenmesi – Taslak Politika Belgesinin oluşturulması – Proje paydaşlarıyla görüşmeler ki tam bu aşamadayız – Belge geliştirme, revizyon sonucunda nihai belge ortaya çıkarılacaktır. ”

Politika Belgesinin YÖKSİM olarak geliştirilen modelle uyumlu olarak hazırlandığı belirtildi. Buradaki odak noktalarının eğitim, araştırma, yönetim ve toplumsal katkı olduğu vurgulandı.

AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİNİ ÇALIŞMALAR MEMNUN ETTİ

Çalışma Grupları sunumlarını tamamladıktan sonra ortaya koydukları modelle ilgili katılımcılardan görüş aldı. Akademisyenler ve STK temsilcileri farklı pençelerden bakarak çalışmalara ciddi katkı sağladı. Çalıştay özelinde dile getirilen bazı hususlar şunlar;

• “ Öğrenci toplulukları da bu projenin en büyük paydaşlarından biridir. Öğrenci toplulukları kendini daha bağımsız hissetmek için nelerin değişmesi gerekir ? ”

• “ Öğrenciler en büyük paydaş olmasına rağmen akademik hegemonya var. ”

• “ Üniversiteler öğretmenleri değerlendirmek için öğrencilerle birlikte anket yapmaya çalışıyor. Ancak çok verimli olmuyor. Final sınavı öncesi bu anketleri öğrencilere veriyorlar, zaten final stresi var bu anketi dolduruyor. Zaten kalacak mıyım diye stres var. En son o doldurulan formları öğretmenler kendileri giriyor. Yani katılımcılık burada çok zayıf. Öğrenciler büyük bir paydaş olmasına rağmen çoğu noktada hiç etkisi yok. ”

• “Zone of Exception teroisi vardır. kriz anlarında kararların hızlıca verilmesi gereken zamanlarda ki; yakın zamanda yaşadık, örneğin pandemi döneminde online eğitime geçilip geçilmemesi konusunda katılımcılık zararlı olacaktı, karar geç alınacaktı vb. ”

• “ Üniversitelerde öğrenci konseyliği var. Öğrenci konseyi başkanı okuldaki önemli toplantılara katılabiliyor. Ancak sadece katılıyor. Oy hakkı yok, aslında olması lazım. O toplantılarda bırakın oyu genelde akademisyenler mümkünse konuşmasın istiyorlar. ”

• “İşte tam da duymak istediğimiz şeyler bunlardı. Bu farkındalığı yaratmaktı hedefimiz. Bir şekilde bu fikri bu düşünceyi aktarmak isteriz. Bizim yaptığımız bu çalışmaların zaten ne zaman resmiyete geçeceğini bilmiyoruz.”

• “ Üniversitelerde şeffaflık odası kurulabilir. Mesela öğrenci topluluklarına ayrılmış belirli bir bütçe var. Ancak öğrenciler faaliyet yapmak istendiğinde maddi yetersizlikten dolayı destek sağlanmadığı söyleniyor. Peki böyle bir durum olabilir ancak paydaşlar o bütçenin ne kadar olduğu ve neye harcandığının bilmesi gerekir. Ünversitelerde bir şeffaflık odası kurulmalı ve üniversite ile alakalı tüm soruları şeffaf bir biçimde açıklamalı. ”

• “Biz her hafta öğrenci buluşmaları yaparız. Rektör, Rektör yardımcıları her hafta Salı günü gelir öğrencilerle buluşur onları dinler. Bu bir katılımcılıktır.”

• “ Ancak kesinlikle öğrencilerin görüşlerini değerlendiren, sistematik ve gizli bir şekilde yapılmalı ve öğretmenlere yaptırım uygulanmalı. ”

• “ Öğrenci toplulukları resmi olarak bir dernek ya da vakıf gibi değerlendirilmiyor. Ancak bazı toplulukların çok büyük potansiyeli olabiliyor. “

• “ Öğrenci topluluklarından kuluçka STK’lar kurulabilir. ”

• “YÖKSİM modelimizi incelediğimizde aslında bir çok problemin ihtiyaçlarını karşıladığını görüyoruz. Bu çalıştayda görüyoruz ki çalışma grupları gerçekten çok iyi hareket etmiş. Tebrik ediyoruz. Böyle güzel çalışmaları görmek bizi mutlu ediyor.”

Leave a Reply